30 Aralık 2007 Pazar

10,9,8,7,6,5,4,3,2..........1


MUTLU YILLAR
2007 gibi amele bir yılı geride bırakıyoruz sonunda =) İ$in garibi 2007 ne kadar reziL bir yıL oLursa oLsun, onun geçip gitmesini ve 2008'e girmeyi hiç istemiyorum nedense. Tipik ben :) Ne diyeyim; 2008, 2007'den çok daha iyi bir yıL oLur umarım. Herkese iyi yıLLar diLiyorum; umarım 2008 sizin seneniz oLur ;)

UNUTULDULAR

unutulduğunu sandığım ama unutulamayacak olan bir sürü $eyi bir anda kalbimin derinliklerinden alıp gözlerimin önüne getiren, kalbime de hatıralar yerine ne olduğunu tam çözemediğim bir ağırlık bırakan çok ho$ bir $arkıyı sizinLe payLa$mak istedim. =) normaLde bir $arkıda en sevdiğim, beni en çok anLatan böLümLeri itaLik yazıyLa beLLi ederdim ama bu $arkıda imkansız. Çünkü o zaman tüm $arkıyı itaLikLe yazmam gerekecekti :) DinLemenizi kesinLikLe tavsiye ediyorum ;)

su verdiğin çiçekler küçük bahçemi süsler
şimdi bütün güller susuz ve kimsesiz
seni beklemekten, seni özlemekten bu halimiz

inandığın masallar birer şarkı oldular
sana imkansızlıkları unutturdular
şimdi yarım kaldılar, sen gidince unutuldular

masamdaki resimler bir eski filme döndüler
hergün aynı sahneler, içinde kendimiz
küçük mutluluklar, çok eski hatıralar içindeyiz

sevildiğim zamanlar birer öykü oldular
meraklı çocuklara anlatıldılar
şimdi yarım kaldılar, sen gidince unutuldular

27 Aralık 2007 Perşembe

BUGÜN

ELLerimi kanattım ben bugün
Bir şarkı dinLedim,
AğLamadım.
Yakıcı bir güneş aLtında,
Kışın tam ortasında
DizLerimi kanattım ben bugün
Koşmaya devam ettim,
Durmadım.
Hançeri aLdım eLime
BaşkaLarının sırtına
SapLamadım,
BaşkaLarının yaptığı gibi
Hançeri aLdım eLime
Kendi göğsüme batırdım
KaLbimi bıçakLadım
Kan akıttım
Ama yaş akıtmadım
O yüzden
Hiç korkmadım.
26.12.2007 * Çarşamba
*ELanor

ÇOK

Gidişine şarkıLar besteLemiyorum
Hayır.
Küçük bir kız çocuğuyum ben
Ama çok büyüğüm
Senden daha çok
Çok.
Bir ağıt yazmıyorum, matem tutmuyorum
OyuncakLarım var benim
OnLarLa oynuyorum
Senden daha gerçek
Senden daha çok
Çok.
Arkama dönüp bakarsam düşerim
Bakmıyorum;
Tutturduğum bir türkü
Bir de yoLum var benim
Yürüyorum
Senden daha sonsuz
Senden daha çok
Çok.
Kendi içimde bir desteğim var benim
O yüzden,
KaLışına o kadar önem vermiyorum
Beynimin kıvrımLarı
Birer Labirent gibi
Senden çok daha karışık
Senden daha çok
Çok.
O kadar ki,
Ben biLe kayboLuyorum
Ama seni
Yeni baştan aramaya çıkmıyorum
Ben, beni arıyorum.

26.12.2007 / Çarşamba
*ELanor

26 Aralık 2007 Çarşamba

SÜRGÜNDE GEÇEN ZAMAN


Gece 02:10 itibariyLe beni mahvetmi$ oLan bir Dark TranquiLLity $arkısının (Hours Passed In ExiLe) Türkçe sözLerini koydum ki buraya, gece gece bu yıkımın nereden çıktığını hep birLikte anLayabiLeLim :)


Kendi çapımda Empyrium, BLackfieLd fiLan dinLerken (VoLkan sağoLsun:)), içimde her zaman oLan önLenemez MikaeL a$kı kabardı ve eLim daha önce en fazLa 1 ya da 2 kez dinLediğim bir $arkıya gitti. "Hours Passed In ExiLe." SözLerini buLayım da dinLeyeyim $unu, dedim kendi kendime. Demez oLaydım! Tam bir buçuk saattir aynı $arkıyı dinLeyip, sözLerini ba$tan okuyorum. Bu $arkı sayesinde "Damage Done" aLbümüne bakı$ açım tamamen deği$ti. Buyrun, sizinLe de payLa$ıyorum;


Ya

a)bazı şeyler başarısızlığa ayırılmışsa

b)bazı şeylerin olması asla planlanmamışsa

c)birisi asla görmezse

d)birisi asla açmazsa

e)her nasılsa farklıysak?


hiçbir zaman haklı olduğumu iddia etmemiş olmama rağmen

bana şüphenin faydasını ver


sana ateşler getirdim

senin söndürdüğün

sana ateşler getirdim

...siz (sensiz) olamadığım için


hüzün ile geldim

ama benim bu paramparça kalbim dayanamıyor


sürgündeki zamanlara ne dersin?

geçen saatlere ne dersin?

ya dokunuşlar fazla önemsiz gözükürse?

haksız olduğumu asla söyleyemezsin,

fazlasıyla duyduğum bir şarkı


peki ya iyileşmek sonsuza kadar sürerse?

peki ya zaman başkaları içinse?

peki ya geriye kalan sadece bir paramparçalıksa?

ve kırılan, bütün olamaz...

YALAN



Dedin ki;
Gülüşün çok güzel
Gülümsemek,
En çok sana yakışıyor,
İnan.

/Yalan./

13.12.2007 / p.şembe
*ELanor

25 Aralık 2007 Salı

LALE MÜLDÜR'DEN BİR $İİR



"...seni bir gün en yakının ele verirse eğer,

öğren susmasını ve ağlamamasını.

bir kavanozun içinde mavi bir gül yetiştir

her gün daha çok yaşayan

bir masalın ağzını kapat ve yat

geniş odalarda.

bir oksijen çadırında.


BİR VEDA HAVASI

Bu aralar çok fena takıLdığım bir $arkıyı payLa$mak istedim sizLerLe. Ahmet Kaya'nın $arkısıymı$ kendisi ama ben onu Kıraç yorumuyLa tanıdım, biLdim, sevdim :P

vakit tamam seni terk ediyorum
bütün alışkanlıklardan öteye
yorumsuz bir hayatı seçiyorum
doymadım inan kanmadım sevgiye

korkulu geceleri sayar gibi
birdenbire bir yıldız kayar gibi
ellerim kurtulacak ellerinden
bir kuru dal ağaçtan kopar gibi

aşksa bitti
gül ise hiç dermedik

bul kendine kuytularda hadi dal
seninle bir bütün olabilirdik
hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
hoşçakal canımın içi, hoşçakal

vakit tamam seni terk ediyorum
bu incecik bir veda havasıdır
parmak uçlarına değen sıcaklığı
incinen bir hayatın yarasıdır

kalacak tüm izlerin hayatımda
gözümden bir damla yaş aktığında
bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
kan tarlası gelincik şafağında

ölümse korktun savaşsa hep kaçtın
vur kendini korkularda hadi al
sen bir suydun sen bir ilaçtın
hoşçakal canımın içi, hoşçakal
hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal

sen bir suydun sen bir ilaçtin
hoşçakal iki gözüm, hoşçakal
hoşçakal canımın içi, hoşça kal

YABANCI

Çalmayan bir kapı
O gün çaldı
O karanlık odaya gelen
Bir yabancıydı

Sessizce kendine alıştırdı
Onunla birlikte birçokları
Çalmaya başladı sessiz kapıyı
Karanlık oda artık bir başkaydı

Yabancının gözleri
Işığıydı artık karanlık odanın
Soğuğun ortasında doğan
Bir kış güneşi misali

Karanlık odanın yalnız kızı
Hayatında bir yer açmıştı
Gelip yerleşsin diye yabancı,
Ki yabancı da öyle yaptı

Yabancı odanın her yerine,
Her köşesine nüfus etmişti
Yaşama dönmüştü iyice
Karanlık odanın yalnız kızı

Ve yabancıyla gelen kalabalığa
Çok çabuk alışmıştı
O kadar ki farkedemedi
Yabancının kapıdan çıktığını

İlk önce ses çıkaramadı
Yabancı artık tanıdıktı
Gidişini tam anlayamadı
Sonra kapattı yine kapılarını

Işıktan bahsetmişti yabancı
Güneşle doldurmuştu karanlık odayı
Yeni tatlar getirmişti alışsın diye
Karanlık odanın yalnız kızı

Şimdi yarım kalan hevesleriyle
Bir kez daha karanlığa gömülü
Güneşten gözleri kamaşmış kızın
Kapısı ardına kadar, simsiyah mühürlü

Hiç çalmayan bir kapı
O gün çalmıştı
Bu karanlık odaya gelen
Bir yalancıydı.

13.12.2007/p.şembe
*ELanor

20 Aralık 2007 Perşembe

HANİ


Hani sıcacık evler olur kışın ortasında
Hani sokak lambaları en sarı hallerindedir
Hani biraz gözyaşı akar her aşkın sonunda
Bir kadeh şarap hüznün demidir

Hani sıcak simit yer, çay içersin
Karşında körfez, karşında deniz
Hani martılar uçar özgürlüğe
İzlerken kaçışlarını, gülümsersin

Hani yaz sıcağında güneşten kaçarsın
Sığınırsın bir ağacın gölgesine
Hani bazen de o gölgede ağlarsın
Gitmek istersin geri dönmemecesine

Hani insanların taştığı caddeler vardır
Kayboluverirsin hepsinin yalnızlığında tek tek
Hani mühürle kapatılmış bir ağzın;
Hani bir de mühürlenmiş kaderin vardır

Hani yalnız hissedersin de kendini
Sokaklara atılırsın ilk fırsatta
Işıklı caddeler iyi gelir hani
Yaşadığını hissettirir insana

Hani her yerde biraz o vardır
Elleri ellerinde, gözleri gözlerinde
Dudaklarında tuzu kalmıştır
Özlem dediğin artık bir bıçaktır

Hani kendine hatırlattığın anılar vardır
Hani vardır ya bazı anlar yüreğini kanattığın
Hani biraz hava almak vardır
Yabancı bir şehirde kendine yabancılaşmak

Hani telefon rehberinde aranacak bir isim
Mutlaka vardır ya
Her sokakta sarı bir lamba olduğu gibi
Hani her insanın tutunacak bir dalı vardır

Benim yok.



20.12.'07 / Perşembe
*ELanor

19 Aralık 2007 Çarşamba

KAÇMAK

Kaçmak…
Çok uzağa değil,

Bir adım öteye kaçmak

Anılarını, hayallerini

Ve nefesini alıp

Bir adım öteye kaçmak…

Mutluluk nedir anlamışken

Bir anda mutsuz kalmak

Tutunamamak…

Canım dediğin insana tutunamamak

Ve kaçmak…

Çok uzağa değil,

Bir oda öteye kaçmak

Bedenini alıp, ruhunu onda bırakarak

Kaçmak…

Yani, kısacası sevgilim

Hâlâ sana ait olarak

Senden kaçmak…
*ELanor
15.04.'07

18 Aralık 2007 Salı

FICTION


"Melodic Death Metal'in dünyadaki en önemli temsilcilerinden Dark Tranquillity, Nisan 2007'de Fiction isimli yeni albümünü piyasaya sürecek, ancak şarkılar şimdiden internete dağılmış durumdalar."


Dark TranquiLLity'nin fiction aLbümü çıkaLı çok oLuyor ama aLbüm hakkında bir kritik yapabiLecek düzeye yeni yeri$tim diyebiLirim. ALbüm "Nothing To No oNe" iLe ba$Lıyor. Bu $arkı, Dark TranquiLLity'nin hemen her aLbümLerinden eksik etmedikLeri "nothing, noone, nowhere" üçLüsünün bir örneği gibi. Daha sonra "the Lesser faith" geLiyor. içinde buLunduğum ruh haLi itibariyLe iLk ba$ta adıyLa dikkatimi çekmi$ti "the Lesser faith" :) fakat daha sonra anLadım ki sözseL ve müzikaL açıdan da çok güçLü bir $arkıymı$. Bundan sonra geLen "terminus" aLbümün yıLdızı kanımca. yeni bir "Lethe", "Therein" fiLan oLur mu biLemem ama intro'suyLa biLe can aLıcı türden bir eser oLmu$. "BLind at heart" hakkında pek fazLa bir $ey söyLeyemeyeceğim; zira kendisini pek dinLemedim :) "Icipher"in ise "Terminus"La beraber aLbümün yıLdızı oLduğuna inanıyorum. Tek sorunu MikaeL'in o e$siz vokaLinden biraz mahrum kaLmamız :) "Inside the particle storm" ve "misery's crown" DT'nin sorguLayıcı, feLsefik $arkıLarından ikisi. "empty me" benim için dinLemesi oLdukça zevkLi bir çaLı$ma :) "focus shift" ise tıpkı "terminus" gibi giri$iyLe biLe insanı avucunun içine aLıp, kopartabiLiyor; hatta headbang yaparken ağLatabiLiyor :)
GeLeLim aLbümün asıL oLayına; "The Mundane And The Magic." Giri$iyLe bana Opeth'ten Hope Leaves'i hatırLatsa da tabii ki de buram buram Dark TranquiLLity kokan bir $arkı, üsteLik oLdukça ba$arıLı. Tek eksiği bayan vokaLinin MikaeL'in yanında sönük kaLması bence. İLk ba$ta kuLağa ho$ geLse de sonradan kendimi pop $arkısı dinLer gibi hissettim. (Bunu küçümsemek manasında söyLemiyorum.) Ya da ben bir Insanity's Crescendo manyağı oLarak oLaya objektif bakamıyor da oLabiLirim :) Bahsi geçen bayan vokaL de NeLL SigLand diye bir bayanmı$, seLam ederim :)
$imdiLik bu kadar :) Daha sonra bir $ey geLirse akLıma ekLerim sanırım :)

ERKEK DEDİĞİN

Seni elinin tersiyle degil avucunun iciyle kavrayacak.Bileceksin ki emin ellerdeyim, baskasi tutamaz elimi boyle.Rahat olacaksin yaninda,cok konusmayacak, beynini didiklemeyecek. İnce olacak; seni senin kadar dusunecek. Sen onu merak ettiginde kendisine hesap soruluyor havalarina girmeyecek. Senin inceligine karsi umursamaz sozler sarf etmeyecek.Adamin sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine cikarmayacak, sanki sen onun icin varmissin her ne zaman istese emrine amadeymissin, o ne yaparsa yapsin her istediginde yaninda elinin altinda olacakmissin triplerine girmeyecek. Sen ona sevgini hissettirdiginde, sen ona kayitsiz sartsiz asikmissin gibi havalara girmeyecek.Erkek dedigin ilgi gordugunde ilgiyle,sevgi gordugunde sevgiyle karsilik verecek.Erkek dedigin,sen onun icin kendine baktiginda, sirf ona daha guzel gorunmek icin giyinip kusandiginda hicbir sey olmamis gibi davranmayacak. Ruhunu oksamasini bilecek.Romantik olacak kimi gun habersizce kucaginda ciceklerle cikip gelecek.Ozel gunleri unutmayi marifet sanmayacak.Kayitsiz olmayacak senin butun zerafetine karsi.Gercekten seven bir kadin sevgi ve ilgi bekler, erkegine verdigi askin karsiliginda kucuk bir tatli soz, kisa bir mesaj, bir cagri bile onu mutlu edebilir. Erkek dedigin butun bunlari cebinden para harciyormus gibi cimrilikle yapmayacak.Ben aranmayi, cok aramayi sevmem demeyecek. Her sey kendi istedigi gibi olsun istemeyecek. Sadece kendi caninin istemesine baglamayacak her şeyi. Erkek dediginin, hissettigiyle yaptigi sey arasinda ucurum olmayacak.Cesur olacak cesur.Seni seviyorum derken korkmayacak, baska seylerin arkasina gizlenmeyecek.Seviyorum deyip bir sonraki perdede kacmayacak, ozluyorum diyorsa gelecek, kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek. Erkek dedigin askina sahip cikacak. Korkak olmaz erkek dedigin. Erkek dedigin iyi sevisecek. Koyun gibi yatmayacak, bir an once su is bitse demeyecek.Asksiz yatmayacak yataga ve sen bunu bileceksin. Bir baba sefkatiyle seni alnindan optugunde bileceksin ki sevgisi gecici ve zayif degildir.Ve sevgiyle optugunde dudaklarindan bileceksin ki Opusun tek sebebi sehvet degildir.Erkek dedigin aldatmayacak. Aldatmak basitliktir. Seviyorum diyorsa aldatmaz erkek dedigin. Aldatiyorsa sevmiyor demektir.Erkek dedigin yakisikli olacak, cekici olacak ama bundan cok daha ote bir sey...Zeki olacak. Kadinin kucuk yalanlara,bahanelere inanmayacagini, kendisini tanidigini gibi bilecek. Kadinin zekasini kucumsemeyecek kadar zeki olacak. Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasini bilecek, o hamura kendisi katmasini da.Degerlerini bir anlik hevesler ugruna satmayacak.Namussuzlugunu, ahlaksizligini ancak ve ancak seninle yataktayken kullanacak.Yan gozle hatun kesmeyecek, ustune sevgili edinmeyecek.Erkek dedigin once kendini sevecek.Kendini sevmeyen erkekten kimseye hayir gelmez. Bir bakarsin kiyillar sonra bu adamla ne yataga sigiyorsun, ne topraga... Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alip sevismesini de.Babaligini da bilecek, ana-babaya hurmet etmeyi, kadir kiymetbilmeyi, vefakarligi, fedakarligi. ..Erkek dedigin seni koruyacak,kusatacak. O nerede olursa olsun seni koruyacagini bileceksin. Pisirik olmayacak erkek dedigin.Erkek dedigin erkek olacak guzelim. Seni sadece sen oldugun icin sevecek.Parayla pulla, kariyerle, gucle,kimin ne dedigiyle hareketetmeyecek. Hem sevgilin,hem arkadasin, hem dostun, hem baban, hem cocugun olacak,huzurla bagrina basacaksin.


**CAN DÜNDAR

13 Aralık 2007 Perşembe

MONOLOG


Oturuyorum… Oturuyorum karanlıkta, yapacak bir şeyim yok. Dayanabilecek gücüm mü var ki bu bitmeyen imkansızlığa? Odamın en köşesinde oturuyorum. Bağdaş kurmuşum, bacaklarım karıncalanıyor; umrumda değil. Gitmek sözcüğü takılı boğazıma. Giden eşittir kaçandır demiştim bugüne kadar, peki sahiden öyle midir?
Kurduğu hayallerin gerçekleşmesine imkan bile sağlamadan, gelecekten korkarak giden kaçandır elbette. Ama ya öteki gitmek? Ya çok uğraşıp, bir ömrü mahvettikten sonra, ‘artık’ gitmeye karar vermek? O da kaçmak mıdır? Kaçmaksa eğer, ilki gibi onursuzca bir kaçış mıdır?
Oturuyorum… Yapacak bir şeyim yok - düşünmekten başka. Her nefes alışımda yalanları içime alıyor, doğruları dışıma veriyorum. Oysa tam tersini yapmam gerekli değil mi? Yapamıyorum ki… Damarlarımda kan niyetine sonsuz bir hüzün akıyor, ağzımda imkansızlıklarımın ve çıkmaz sokaklarımın o acı tadı. İçime yalanlar doldukça yüzüme sahte bir gülücükten maske yayılıyor. Yüzüne ay ışığı vuran ben miyim? Pencerenin camına yansıyan aksime bakıyorum. Gözlerimde kanlı bir bebek… O ben olamam, olmamalıyım… İşte dudaklarım. Kenarından sızan kan değil, yanlış görüyorsunuz, kızılcık şerbeti o. Biraz tadı bozuk ama idare ediyor yine de. O gördüğüm de ellerim sanırım. Kurumuş yapraklar gibi, sanki 18 yaşımın elleri değil. Cama yansıyan benden gözümü kaçırıyorum çünkü hiç bir ben, ben olmaya bu kadar uzak olmamıştı. Ve ben hiç bir zaman kendi beynime bu kadar hapsolmamıştım. Ne kadar acı! Çünkü artık kendime acımaya bile takatim yok. Yorgunum ama koşmak istiyorum sanki hâlâ. Oysa oturuyorum, iyice kendi kendime sokulmuşum. Aklımdan fotoğraflar geçiyor, gülen yüzler geçiyor ve geçtikleri gibi gidiyorlar; çekip gidiyorlar. Kaçıyorlar mı yani şimdi onlar da?
Kendiyle çelişmenin son noktasındayım, hiç bu kadar karışmamıştım. Susmak mı? İşte o benim yaptığım. İçime attığım ne varsa, bu gece hepsi birer birer aklımda. Kıpırdamıyorum. Konuşmuyorum da. O kadar sessizim ki kendi sessizliğimde sağır olacağım neredeyse.
Ay ışığı da çekiliyor yavaş yavaş yüzümden, giden tüm diğer şeyler gibi. Hadi bir gayret diyorum, kalk yatağına yat. Ama bacaklarım karıncalanıyor. Oturduğum yerde çakılı kaldım. Aklıma gülüşler geliyor, bir geceye dair gülüşler… Tarihler geliyor, bir geçmişe dair… Kalksam, koşsam, belki tutabilirim, ulaşabilirim, ki içimde de yok değil hâlâ deli bir yanım ama suskunluğum baskın çıkıyor geceye. Ben yine içimde kopan fırtınaların esiriyim. Dudaklarımda bir şarkı, en kesik mırıltı halinde. Seni sevmek mi dedin? İşte o benim yaşadığımdır.


01.08.'07

8 Aralık 2007 Cumartesi

GİTTİĞİN YER

Gittiğin yer bir yağmur damlası kadar yakın
Gittiğin yer bir uçurum kadar uzak

Herkes yeniden yazgısına kanacak
Gittiğin yer kalbimde hep kan kadar sıcak

Gittiğin yeri anlamak gittiğin yeri ağlamak
Bir çerçevede yarım bir gülüş ve yalnız bir fotoğraf bırakarak

Yine bahar açacak, güvercinler uçacak
Gittiğin yerlerde sana kimler bakacak?

Gittiğin yer bir yağmur damlası kadar yakın
Gittiğin yer bir uçurum kadar uzak

Seni benden zaman, seni ölüm alırdı ancak
Gittiğin yer hasretimin kavalyesi olacak...

5 Aralık 2007 Çarşamba

BİR $EHRİ TERKETMEK

Bir sehri terketmek
Giydirilmis kurallardan soyunmak
Özenle dügümlenmis
Kör dügümleri bozmak
Ve bilinen tüm ezberleri yikmaktir

Bir sehri terketmek
Terketmek bir sehri
Vurgun sevdanin son nefesi
Alip basini gitmekten öte
Yeni bir umuda baslamaktir

Unutmak için degildir bu
Bir hatiradan kaçmaktir
Bir sehirden ayrilmaktan bahsetmiyorum
Terketmek, uzaklasmaktir
Bir bavula, koca bir aski sigdirmaktir

Bir sehri terketmek;
Sana diyorum sana!
Sana dogru kosmaktir
Özgürlüge susamaktir
Ayagindaki prangalarla

Bu sehri terketmek
Bastan basa sen kokmaktir
Sancilarin en büyügünü
Yüregine hapsetmek
Sana dogru bir adim atmaktir

Bu sehri terketmekS
eninle yeniden can bulan
Sonsuz bir a$ktır

*ELanor
31.05.'07

YALNIZ YA$AMAK

YaLnız ya$amanın bir hanede yalnız ya$amak değil de, bir de hayatın tam içinde yalnız ya$amak modeli vardır. Bazı insanlar doğu$tan bu $ekilde ya$amaya mahkumdurlar sanki. kalabalığın içinde bile yalnız olamaz bu tipler. Hep yalnızlığın içindeki en yalnız ki$ilerdir; en iyi dostları da yalnızlıktır. Yanlarında bir dost, sevgili olsun istemezler mi? İsterler. Hem de en çok onlar isterler. Birisi olsun, gülüversin $öyle, içleri ısınsın isterler. Bir omuz bulup ba$larını yaslamak isterler. Gözlerini kapayıp, birisinin dizinde uyumak isterler ve büyük ihtimalle, bu bir türlü içi doldurulamayan manevi istekler yüzünden hep yanlı$ ki$ilere güvenip, yanlı$ ki$ilerin pe$inde ko$arlar. en güvenilmemesi gereken kimse onu bulup, ona güvenir, tek ki$ilik hayatında bir ki$iye daha yer açmak için iyice kö$eye sıkı$ırlar. Ne uğruna? Belki o yalnızlık efsunu gün olur yakasını bırakır diye. Olur mu? Olmaz. Tam her$eyi kabullenmi$, hayatında yeni ki$ilere yer açmı$ ve yeni misafirlerine en sıcak kar$ılamayı yapmak için hazırlanırlarken, "güvenilmemesi gerekenler" son vuru$larını yapıp giderler. Çünkü onların haberi yoktur bir yalnız nasıl sever, nasıl açtır sevgiye, nasıl sadece tek bir tebessüm beklerler. Çünkü onlar hiç yalnız kalmamı$tır büyük ihtimalle. hep birileri olmu$tur onların elini tutup, fiziksel ihtiyaçlarını giderecek. Hep günü birliktir ili$kileri; karanlık ve sessiz bir odada oturup hiç dinlememi$tirlerdir kendilerini. O yüzden bizim yalnızın sadakatine, sıcaklığına, insanlara kar$ı duyduğu heyecana alı$ık değildirler, garipserler hatta onları ve kendilerini hep rahatsız ederler ilk ba$ta ilgilerini çeken bu yalnız ve garip dünyada; ve onlar kendi kalabaklarına doğru ilerlerler.
Bizim yalnız da, boynunda yalnızlık muskasıyla zar zor yarattığı 2 ki$ilik dünyanın tekrar tek ki$iliğe dönü$mesine öylece bakakalır. "Tamam," der, "eyvallah." Ama aslında , zaten bütün hayatı boyunca sil ba$tan yapmı$ olmanın verdiği yorgunlukla tekrar silerler bir çok $eyi ve tekrar ba$larlar bir çok $eye. Onlar sevgililerin el ele tutu$tuğu sahilde yalnız ba$larına dola$maya, çiftlerin otobüs beklediği duraklarda tek ba$ına oturmaya mahkumdurlar ve bir türlü özlemini çektikleri a$kı , sevgiyi ya$ayamazlar. İ$lerini yalnız görürler, ak$am yemeklerine ya yalnız ya da arkada$larıyla çıkarlar. Hayatları yalnızlık üzerine kuruludur onların. Ta ki yeni bir "güven haketmeyen ki$i" gelip, onları tekrar heyecanlandırana, sonra da çekip gidene kadar. Evet, hayatın tam içinde yalnız kalmak da böyle bir$ey...


*ELanor
o5.12.2007

3 Aralık 2007 Pazartesi

SÖZLER

* İnsanLar üçe ayrıLır; sayı saymasını biLenLer ve biLmeyenLer.

* Sadece iki kişiye güvenirim; biri benim, diğeri sen değiLsin.

* Üzüntüler tek başLarına değiL, orduLar haLinde geLir.
(Shakespeare)

* Tanrıya fazLa inanırsan, sonra hiç inanmazsın.

* Kıldan köprü yaratmışsın
Gelsin kullar geçsin deyü
Hele biz şöyle duralım
Yiğit isen geç ey Tanrı.

QUOTES

* In this worLd, there are two tragedies;
one is not getting what one wants and the other is getting it.
(Oscar WILDE)

* If this isn't love, I don't think I can handle the real thing.
(CharLes DICKENS)

* If you want to make God Laugh, teLL him about your future pLans.

* Of aLL the things I've Lost, I miss my mind the most.

* I'm Like a prisoner who is enjoying an imaginary freedom whiLe asLeep.

* I haven't failed! I've just found 100.000 ways that do not work!

* I think I've discovered the secret of Life; you just hang around untiL you get used to it.

İNFİLAK

Ben gidince hüzünler bırakırım
Bu senin yaşadığındır
Bir ev sıkılır kadınlardaki
Bir adam sıkılır kadınlardaki
Seni sevmek bu kadar mı?
O benim yaşadığımdır,

Bazen de bir yerde kuşlar vardır
Ne uçmak ne görünmek için
Bir karanfil pencereyi deler
Bir kapı kendiliğinden kapanır
İstesek sevişirdik ama olmadı
Biz değil, yaşayan anılardır

Gitsem de her yerde biraz o vardır
Hatırda zamansız bir plak
Bir otel kapısı, biraz istasyon
Vardır o seninle birlikte olmak
Buluşur çok uzaktan ellerimiz
Ve nasıl göz gözeyiz
Ansızın bir infilak!

YANILSAMA

Bugüne kadar seni ne sandıysam
Hep yanıldım.
Ya sen kendini yanlı$ tanıttın
Ya ben her$eyi yanlı$ anladım

10.07.07
*ELanor

UNUTMA

Kendini bıçak gibi ışıyan yeni güne bağışla
Yürü, arkana bakmadan ama umursa
Bazen anılara en çok yakışan elbise
Birkaç damla gözyaşıdır, unutma...

ÖTESİ

Bir bakıyorum
Hep gün batımları
Ve hep gün doğumları
Gelmişim sana
Ya sadece başlamışız
Ya sadece bitirmiş.
Ötesi değiliz.

ŞEHİRLER AKIP GİDİYOR

$ehirler akip gidiyor hayatimdan
Hiç bu kadar yakin olmami$tim
Çekip gitmeye...
Yollara dönen yüzüm
Ve geçmi$ime dönen sirtim,
Bir $arki tutturmu$um dudaklarimda
$ehirler akip gidiyor hayatimdan
Aitlik hissi nedir, hiç bilmedim
Benim ait oldugum tek yer yollar,
Hiçbir $ehir 'benim' degil
Hiçbir sokak beni anlatmiyor
Arabanin camindan görünen bir manzara
$ehirlere dair kalan tek $ey aklimda
$ehirler akip gidiyor hayatimdan
Uzaklarda bir $arki, beni bekliyor
Bir türkü tutturmu$um, isligim dilimde
Hiçbir cadde yakin degil
Hiçbir bulvar ho$ gelmiyor
Dalip giden baki$larim yeni bir umut
Ya da yeni bir ya$am kavgasi için degil
Saatlere takili gözlerimle
Hiçbir kent güzel degil
Hiçbir köy dag havasi kokmuyor
$ehirler akip gidiyor hayatimdan
Duraklarimda bir sürü insan
Ne biniyorlar, ne iniyorlar
Yolculuk dedigin bir yerde bitmez mi?
Benimkisi bitmiyor
$ehirler geçip gidiyor hayatimdan

31.07.07
*ELanor

KENDİN OL


Hasretin kan çanagi gözlerinde oturuyorsun
seni soruyorum; hiçbir sey bilmiyorsun
Bir çaglayan gibi senin sevdana aktim
sen ise sularini kaçiran bir nehir gibi uzaktin
tükeni$i bir a$kin bir nehrin tükeni$ine benzer
ne deniz olabildin ne nehir kalabildin
kendin ol kendin ol! sen buysan ba$kasi ol!
buysan kederden ölecegim
ba$kasi olursan da kimi sevecegim?
/ne diyarbakir anladi beni ne de sen oysa ne çok sevdim ikinizi de bir bilsen... /

ÇÜNKÜ

Çünkü agzimda hâlâ vahsi bir tat var
Çünkü sirilsiklam olmusum
Ama fark etmemisim felaketi
Çünkü benmisim bir tek aklini basindan atan
Çünkü benmisim bir tek
Askla koyun koyuna yatan
Çünkü ellerim kaniyor
Çünkü agzimda hâlâ vahsi bir tat var

Gidenin agzindaki tat ne denli eksiyse
Benimkisi o derece vahsi,
O derece yok ediyor, parçalayiveriyor yüregi
Çünkü ellerim bombos kalmis
Içimdeki çocuk ürkmüs,
Gitmis en ücra köseye saklanmis
Çünkü dilim asktan bir kez daha
Ve bu defa son kez yanmis
Çünkü bir zamanlar hayatim olan adam
Simdi hayatimi almis gidiyor
Çünkü ben hiçbir seye karisamiyorum
Çünkü agzimda hâlâ vahsi bir tat var

Yalnizligim eski halini almis
Tipki bir sokak köpegi gibi uluyor
Gözlerimdeki pirilti yerini yasa birakmis
Kapilar kapanmis, girilemiyor
Ve ben bir kez daha kendime hapsolmusum
Çünkü insanin elinden bir sey gelmiyor
Çünkü benim içim çürüyor
Aklima o geldi mi nefes bile alamiyorum
Çünkü ayriligin tadi bozuk
Çünkü agzimda hâlâ vahsi bir tat var
Çünkü agzimda vahsi bir tat var
Hâlâ…