ELLerimi kanattım ben bugün
Bir şarkı dinLedim,
AğLamadım.
Yakıcı bir güneş aLtında,
Kışın tam ortasında
DizLerimi kanattım ben bugün
Koşmaya devam ettim,
Durmadım.
Hançeri aLdım eLime
BaşkaLarının sırtına
SapLamadım,
BaşkaLarının yaptığı gibi
Hançeri aLdım eLime
Kendi göğsüme batırdım
KaLbimi bıçakLadım
Kan akıttım
Ama yaş akıtmadım
O yüzden
Hiç korkmadım.
26.12.2007 * Çarşamba
*ELanor
27 Aralık 2007 Perşembe
ÇOK
Gidişine şarkıLar besteLemiyorum
Hayır.
Küçük bir kız çocuğuyum ben
Ama çok büyüğüm
Senden daha çok
Çok.
Bir ağıt yazmıyorum, matem tutmuyorum
OyuncakLarım var benim
OnLarLa oynuyorum
Senden daha gerçek
Senden daha çok
Çok.
Arkama dönüp bakarsam düşerim
Bakmıyorum;
Tutturduğum bir türkü
Bir de yoLum var benim
Yürüyorum
Senden daha sonsuz
Senden daha çok
Çok.
Kendi içimde bir desteğim var benim
O yüzden,
KaLışına o kadar önem vermiyorum
Beynimin kıvrımLarı
Birer Labirent gibi
Senden çok daha karışık
Senden daha çok
Çok.
O kadar ki,
Ben biLe kayboLuyorum
Ama seni
Yeni baştan aramaya çıkmıyorum
Ben, beni arıyorum.
26.12.2007 / Çarşamba
*ELanor
Hayır.
Küçük bir kız çocuğuyum ben
Ama çok büyüğüm
Senden daha çok
Çok.
Bir ağıt yazmıyorum, matem tutmuyorum
OyuncakLarım var benim
OnLarLa oynuyorum
Senden daha gerçek
Senden daha çok
Çok.
Arkama dönüp bakarsam düşerim
Bakmıyorum;
Tutturduğum bir türkü
Bir de yoLum var benim
Yürüyorum
Senden daha sonsuz
Senden daha çok
Çok.
Kendi içimde bir desteğim var benim
O yüzden,
KaLışına o kadar önem vermiyorum
Beynimin kıvrımLarı
Birer Labirent gibi
Senden çok daha karışık
Senden daha çok
Çok.
O kadar ki,
Ben biLe kayboLuyorum
Ama seni
Yeni baştan aramaya çıkmıyorum
Ben, beni arıyorum.
26.12.2007 / Çarşamba
*ELanor
26 Aralık 2007 Çarşamba
SÜRGÜNDE GEÇEN ZAMAN

Gece 02:10 itibariyLe beni mahvetmi$ oLan bir Dark TranquiLLity $arkısının (Hours Passed In ExiLe) Türkçe sözLerini koydum ki buraya, gece gece bu yıkımın nereden çıktığını hep birLikte anLayabiLeLim :)
Kendi çapımda Empyrium, BLackfieLd fiLan dinLerken (VoLkan sağoLsun:)), içimde her zaman oLan önLenemez MikaeL a$kı kabardı ve eLim daha önce en fazLa 1 ya da 2 kez dinLediğim bir $arkıya gitti. "Hours Passed In ExiLe." SözLerini buLayım da dinLeyeyim $unu, dedim kendi kendime. Demez oLaydım! Tam bir buçuk saattir aynı $arkıyı dinLeyip, sözLerini ba$tan okuyorum. Bu $arkı sayesinde "Damage Done" aLbümüne bakı$ açım tamamen deği$ti. Buyrun, sizinLe de payLa$ıyorum;
Ya
a)bazı şeyler başarısızlığa ayırılmışsa
b)bazı şeylerin olması asla planlanmamışsa
c)birisi asla görmezse
d)birisi asla açmazsa
e)her nasılsa farklıysak?
hiçbir zaman haklı olduğumu iddia etmemiş olmama rağmen
bana şüphenin faydasını ver
sana ateşler getirdim
senin söndürdüğün
sana ateşler getirdim
...siz (sensiz) olamadığım için
hüzün ile geldim
ama benim bu paramparça kalbim dayanamıyor
sürgündeki zamanlara ne dersin?
geçen saatlere ne dersin?
ya dokunuşlar fazla önemsiz gözükürse?
haksız olduğumu asla söyleyemezsin,
fazlasıyla duyduğum bir şarkı
peki ya iyileşmek sonsuza kadar sürerse?
peki ya zaman başkaları içinse?
peki ya geriye kalan sadece bir paramparçalıksa?
ve kırılan, bütün olamaz...
YALAN
25 Aralık 2007 Salı
LALE MÜLDÜR'DEN BİR $İİR
BİR VEDA HAVASI
Bu aralar çok fena takıLdığım bir $arkıyı payLa$mak istedim sizLerLe. Ahmet Kaya'nın $arkısıymı$ kendisi ama ben onu Kıraç yorumuyLa tanıdım, biLdim, sevdim :P
vakit tamam seni terk ediyorum
bütün alışkanlıklardan öteye
yorumsuz bir hayatı seçiyorum
doymadım inan kanmadım sevgiye
korkulu geceleri sayar gibi
birdenbire bir yıldız kayar gibi
ellerim kurtulacak ellerinden
bir kuru dal ağaçtan kopar gibi
aşksa bitti
gül ise hiç dermedik
bul kendine kuytularda hadi dal
seninle bir bütün olabilirdik
hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
hoşçakal canımın içi, hoşçakal
vakit tamam seni terk ediyorum
bu incecik bir veda havasıdır
parmak uçlarına değen sıcaklığı
incinen bir hayatın yarasıdır
kalacak tüm izlerin hayatımda
gözümden bir damla yaş aktığında
bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
kan tarlası gelincik şafağında
ölümse korktun savaşsa hep kaçtın
vur kendini korkularda hadi al
sen bir suydun sen bir ilaçtın
hoşçakal canımın içi, hoşçakal
hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
sen bir suydun sen bir ilaçtin
hoşçakal iki gözüm, hoşçakal
hoşçakal canımın içi, hoşça kal
vakit tamam seni terk ediyorum
bütün alışkanlıklardan öteye
yorumsuz bir hayatı seçiyorum
doymadım inan kanmadım sevgiye
korkulu geceleri sayar gibi
birdenbire bir yıldız kayar gibi
ellerim kurtulacak ellerinden
bir kuru dal ağaçtan kopar gibi
aşksa bitti
gül ise hiç dermedik
bul kendine kuytularda hadi dal
seninle bir bütün olabilirdik
hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
hoşçakal canımın içi, hoşçakal
vakit tamam seni terk ediyorum
bu incecik bir veda havasıdır
parmak uçlarına değen sıcaklığı
incinen bir hayatın yarasıdır
kalacak tüm izlerin hayatımda
gözümden bir damla yaş aktığında
bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
kan tarlası gelincik şafağında
ölümse korktun savaşsa hep kaçtın
vur kendini korkularda hadi al
sen bir suydun sen bir ilaçtın
hoşçakal canımın içi, hoşçakal
hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
sen bir suydun sen bir ilaçtin
hoşçakal iki gözüm, hoşçakal
hoşçakal canımın içi, hoşça kal
YABANCI
Çalmayan bir kapı
O gün çaldı
O karanlık odaya gelen
Bir yabancıydı
Sessizce kendine alıştırdı
Onunla birlikte birçokları
Çalmaya başladı sessiz kapıyı
Karanlık oda artık bir başkaydı
Yabancının gözleri
Işığıydı artık karanlık odanın
Soğuğun ortasında doğan
Bir kış güneşi misali
Karanlık odanın yalnız kızı
Hayatında bir yer açmıştı
Gelip yerleşsin diye yabancı,
Ki yabancı da öyle yaptı
Yabancı odanın her yerine,
Her köşesine nüfus etmişti
Yaşama dönmüştü iyice
Karanlık odanın yalnız kızı
Ve yabancıyla gelen kalabalığa
Çok çabuk alışmıştı
O kadar ki farkedemedi
Yabancının kapıdan çıktığını
İlk önce ses çıkaramadı
Yabancı artık tanıdıktı
Gidişini tam anlayamadı
Sonra kapattı yine kapılarını
Işıktan bahsetmişti yabancı
Güneşle doldurmuştu karanlık odayı
Yeni tatlar getirmişti alışsın diye
Karanlık odanın yalnız kızı
Şimdi yarım kalan hevesleriyle
Bir kez daha karanlığa gömülü
Güneşten gözleri kamaşmış kızın
Kapısı ardına kadar, simsiyah mühürlü
Hiç çalmayan bir kapı
O gün çalmıştı
Bu karanlık odaya gelen
Bir yalancıydı.
13.12.2007/p.şembe
*ELanor
O gün çaldı
O karanlık odaya gelen
Bir yabancıydı
Sessizce kendine alıştırdı
Onunla birlikte birçokları
Çalmaya başladı sessiz kapıyı
Karanlık oda artık bir başkaydı
Yabancının gözleri
Işığıydı artık karanlık odanın
Soğuğun ortasında doğan
Bir kış güneşi misali
Karanlık odanın yalnız kızı
Hayatında bir yer açmıştı
Gelip yerleşsin diye yabancı,
Ki yabancı da öyle yaptı
Yabancı odanın her yerine,
Her köşesine nüfus etmişti
Yaşama dönmüştü iyice
Karanlık odanın yalnız kızı
Ve yabancıyla gelen kalabalığa
Çok çabuk alışmıştı
O kadar ki farkedemedi
Yabancının kapıdan çıktığını
İlk önce ses çıkaramadı
Yabancı artık tanıdıktı
Gidişini tam anlayamadı
Sonra kapattı yine kapılarını
Işıktan bahsetmişti yabancı
Güneşle doldurmuştu karanlık odayı
Yeni tatlar getirmişti alışsın diye
Karanlık odanın yalnız kızı
Şimdi yarım kalan hevesleriyle
Bir kez daha karanlığa gömülü
Güneşten gözleri kamaşmış kızın
Kapısı ardına kadar, simsiyah mühürlü
Hiç çalmayan bir kapı
O gün çalmıştı
Bu karanlık odaya gelen
Bir yalancıydı.
13.12.2007/p.şembe
*ELanor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

