28 Şubat 2008 Perşembe

TANRI VE ALLAH

Uzun zamandır araştırdığım bir kökenbilimi sorunu vardı aklıma takılan, onun bilgisine de bugün mazhar olma şansına eriştim. Hepimizin günlük hayatta kullandığı "Allah" ve "Tanrı" sözcükleri, aslında çoğumuzun sandığı gibi müslümanlara (Allah) veya Hristiyan ya da Yahudilere (Tanrı) ait değil. "Tanrı" bildiğimiz özbeöz Türkçe ve "Tanrı Korusun" denildiğinde aslında Hristiyan söylemiymiş gibi duran bir cümleden bahsetmiyoruz. Zira Allah ve Tanrı birbirlerine kökenbilim bazında eşit kelimelerdir. Tek fark, Allah İbranice kökenlidir ve Arapçadan Türkçe'ye geçmiştir. Fakat, yukarıda da dediğim gibi Tanrı özbeöz Türkçe'dir. (Hatta Göktürk yazıtlarında "Tengri" olarak geçer.) Peki bugün "Tanrı" denildiğinde, neden çoğumuz ürküyor, "Tanrı" kelimesi onlara Hristiyanlığı hatırlatıyor? Benim teorim bunun çevirmenlerin suçu olduğu. Kitap ya da film çevirilerinde geçen God kelimesi, hep Tanrı diye çevrilmiş ve bu da izlediğimiz yabancı filmlerden ya da okuduğumuz yabancı kitaplardan aklımızda Tanrı = Hristiyan inancı gibi kalmıştır. Tabii bu teori yanlış da olabilir =) Her neyse... Buraya kadar yazdıklarım benim uzun zamandır elimde olan bilgilerdi. Bazı sebeplerden dolayı adamakıllı kökenbilim kitaplarını karıştırıp da teorimi kanıtlayacak fırsat bulamamıştım. Az önce kökenbilimci bir sitede karşıma çıkan bir yazıyla, bu teorimi kanıtlama şansına eriştim. Çok mutluyum. =) İşte buyrun efenim;

Tanrı ve Allah Sözcükleri Üzerine

“Mitolojik tanrı” söylemi yanlıştır :
İlah, "Yer tanrısı, gök tanrısı, güneş tanrısı" vb.. gibi örnekler Tanrı sözcüğünü ilah anlamına düşürmek ve her alanda olduğu gibi dinsel terimlerde de Arapçayı egemen kılmak isteyen anlayışça yapılan bu davranış, dilbilimsel açıdan da yanlıştır. Çünkü Türkçede, ilah anlamında "Kuday"; ilahe anlamındaysa "Umay" sözcükleri vardır. Son dönemlerdeki "mitolojik tanrı" yanlış kullanımı dışında Tanrı sözcüğü hiçbir zaman ilah anlamında kullanılmamıştır. Üstelik dilbilimsel açıdan İslam'daki "Allah" kavramını, İbranice kökenli Allah sözcüğünden çok daha doğru bir biçimde anlatmaktadır. Ayrıca dinsel terimlerin Arapçadan alınmış olması, gizli ancak üzerimizde çok etkin Arap milliyetçiliğinin yansımalarından biridir.
Dinsel terimler konusunda, biz Türkler, bu terimlerin Arapçasını benimserken yine Müslüman olan Farslar (İran) bunlara kendi dillerinden karşılıklar türetmişlerdir. Farsça Rab denildiğinde (ki Farsların da ateşe taparlık geçmişi vardır) tepki göstermeyenler Tanrı denildiğinde bas bas bağırmayı üstelik "Tanrı derseniz cehennemlik olursunuz." diye beyin yıkamayı sürdürmektedirler. (Yaradan denildiğinde de şimdilik sesini çıkarmayan bu insanlar Tanrı sözcüğünü öldürmeyi başarırlarsa bu sözcüğe de saldırmaya başlayacaklardır.)
Bütün dillerde olduğu gibi, İngilizce'de de Allah sözcüğü, yalnızca İngiliz ya da Amerikan kökenli Müslümanların çok küçük bir kesiminde kullanılmakta ve çevirilerde “Allah” değil “God” biçiminde geçmektedir. Tarih boyunca yazılmış bütün İngilizce metinlere ya da herhangi bir metne, günlük bir gazeteye bile, bakılırsa bunun böyle olduğu çok rahat görülür.
Bu bağlamda Arapça '' La ilahe illa Allah'' sözünün Türkçeye “Allah'tan başka tanrı yoktur.'' biçiminde çevrilmesi büyük bir bilimsel yanılgı ve Türkçeyi haince kıyım çabalarına destek vermek olur. Böyle çevrilmesi önerisi, Türkçe sözcüğü ikincil yaparken Arapçasını kutsuyor. "Tanrı'dan başka ilah yoktur." çevirisiyse Türkçe sözcüğü birinci önceliğe almaktadır ve böyle çevrilmelidir. Asıl böyle olursa sözcükler gerçek anlamlarında ve yerli yerinde kullanılmış olur. Çünkü Tanrı sözcüğü en eski Türkçe döneminden beri sıfat değil özel addır ve tek bir kavramı karşılamaktadır.
Tanrı sözcüğü Türklerde, her zaman, tek bir kavramı karşılamıştır. Türkler tek bir “Yaradan”a inanmıştır. Oysa "Allah" sözcüğünün kökenbilimsel (etimolojik) anlamı "ilahların ilahı, en büyük ilah" olup İslam yeryüzüne inmeden önceki Arapçada var olan ve o dönemdeki el yapımı en büyük put için kullanılan bir sözcüktür. Allah sözcüğünün bugünkü İslam anlayışındaki kavrama gelmesi İslam'ın gelmesinden sonra, zaman içinde, olmuştur. Kaldı ki, çağdaş Arapça'da bile, Allah sözcüğünün yan anlamlarından birinin put olarak kullanıldığı metinlere rastlamak olanaklıdır.
Bizi kavram kargaşasına götüren de Türkçe'yi önemsemeyip Arapçasını, Farsçasını ve son dönemde de batı kaynaklısını yeğliyor olmamızdır.

kaynak:
http://www.edebiyatogretmeni.net/dililedin.htm